Ultragebelik Facebook
Ultragebelik İnstegram
Ultragebelik Youtube
ultragebelik.com twiter
  • ANA SAYFA
  • GÖRÜNTÜLER
    • 2 BOYUTLU RESİMLER
    • 2 BOYUTLU VİDEOLAR
    • 4 BOYUTLU RESİMLER
    • 4 BOYUTLU VİDEOLAR
    • DOPPLER RESİMLER
    • DOPPLER VİDEOLAR
  • DÜŞÜNCELERİNİZ
    • YORUM OKU
    • YORUM GÖNDER
  • SIK SORULANLAR
    • SIK SORULAN SORULAR
    • VİDEOLU CEVAPLAR
  • MEDYA
    • YAZILI BASIN
    • GÖRSEL BASIN
  • İLETİŞİM
Ultragebelik
Melih Atahan Güven
Gebelikte Yapılan Testler
Gebelik Takibi
Detaylı Ultrasonograji
Girişimsel Mudehale
Anne Kanından bebek kromozom tayini
Fetal Ekokardiyografi
Ense Kalınlığı Ölcümü
    Maternal ve Fetal Doppler

Doppler genel anlamda, ultrasonografi altında incelenen damar yatağındaki kan akımının bir dirençle karşı karşıya olup olmadığını belirleyen bir yöntemdir. Kalbin atım ve dolum fazında incelenen damar yatağındaki basınçlar karşılaştırarak direnç belirlenir. Damarın inceleme esnasında ekranda oluşturduğu dalga görüntüsü de damar yatağının önündeki direnç hakkında bilgi verir. Obstetrik (gebelikle ilgili) uygulamalarda anneden bebeğe kan götüren utero-plasental (maternal) üniteyi değerlendirebileceği gibi, bebeğin kordon kan akımı konusunda da bilgi verir. Ek olarak bebeğe ait beyindeki damarlar (MCA) ve karaciğer içinden geçen damarlar (DV), renal arterler, inen aorta da incelenebilir. Tüm bu incelemeler anne karnındaki bebeğin sıkıntıda olup olmadığını belirlemeye yönelik testlerdir. Günümüzde bebeğin sıkıntıda olup olmadığını en fazla duyarlılıkla belirleyen ve en erken değerlendiren inceleme Doppler'dir. Rutin olarak tüm gebelere yapılması gerekmez. Eğer gebelikte bebeğe ait büyüme gelişmede problem varsa (büyümenin durması-yavaşlaması) veya bebeğin su miktarında azalma var ise o zaman Doppler değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bu değerlendirmeyi bu konuda uzman bir Perinatolog (perinatoloji uzmanı) yapmalı ve gerekirse doğum kararını verebilmelidir.

 

Dopplerin faydaları nelerdir?

Kalbin atım ve dolum fazında incelenen damar yatağındaki basınçlar karşılaştırarak direnç belirlenir. Obstetrik (gebelikle ilgili) uygulamalarda anneden bebeğe kan götüren uteroplasental üniteyi değerlendirebileceği gibi, bebeğin kordonun kan akımı konusunda bilgi verir. Böylece ileride ortaya çıkabilecek gebelik zehirlenmesi (preeklampsi), anne karnında bebkte gelişme geriliği, plasentanın erken ayrılması (ablasyo plasenta), anne karnında bebek ölümü gibi durumlar açısından artmış riskler öngörülebilir.

Doppler tüm gebelere uygulanır mı?

Yüksek rizikolu gebeliklerin takibinin önemli bir parçasıdır. Günümüzde bebeğin sıkıntıda olup olmadığını en fazla duyarlılıkla belirleyen ve de en erken değerlendiren inceleme Doppler'dir. Rutin olarak tüm gebelere yapılması gerekmez.

Hangi durumlarda uygulanır?

Umbilikal ve uterin arter doppler incelemeleri en sık preeklampsili ve kronik hipertansiyonlu gebelerin izlenmesinde kullanılır. Ayrıca kontrolsüz diyabetli gebelerde, polihidramniyoslu (bebeğin suyunun artması) ya da oligohidramnioslu (bebeğin suyunun azalması) gebelerde, fetuslardan birinde gelişim kusuru olan çoğul gebeliklerde yaklaşım biçimini oluşturmakta yardımcı bir yöntem olarak kullanılabilir.

Ne zaman uygulanır?

Doppler USG hamileliğin 20. haftası civarında uygulanır. Bunun dışında 23.-24. gebelik haftalarında ayrıntılı ultrasonun bir parçası olarak da uygulanabilir. Bunların dışında bebekte gelişme geriliğinin en sık izkendiği 30. Hafta civarında bakılır. Bu uygulamanın bebeğe zararı yoktur. Bununla birlikte ilk 10gebelik haftasında Doppler uygulaması yapmaktan kaçınılmalıdır. Bu uygulamayı bir perinatolog (perinatoloji uzmanı) yapmalıdır.

Nasıl yorumlanır?

Doppler tanı koydurucu değil yönlendirici bir testtir. Patolojik akım değerleri ya da anormal dalga görünümleri elde edildiğinde bebeğin diğer iyilik hali testleriyle yakından değerlendirilmesi konusunda hassas olunması gerektiğini gösterir. Bunun tek istisnası umbilikal arterde "ters akım" denen bir durumun ortaya çıkmasıdır. Umbilikal arterde bu anormal dalga şekli gözlendiğinde bebeğin karında ölme riski oldukça yüksektir ve acil doğum gerekebilir. Bununla birlikte bu değerlendirmeyi doğum kararı verebilecek bir perinatolog (perinatoloji uzmanı) yapmalıdır.

İntrauterin Gelişme Geriliği – Bebekte Gelişme Kısıtlılığı Nedir?

İntrauterin (rahim içi) gelişme geriliği, anne rahmindeki bebeğin, gebelik haftasına göre olması gerekenden küçük olmasıdır. Türkçede intrauterin gelişme geriliği (IUGG), ingilizcede ise intrauterine growth retardation (IUGR) olarak adlandırılır. Gerilik sözcüğü hastalarda bebeğin mental fonksiyonları ile ilgili çağrışımlar yaptığından “gerilik" kelimesini "azlık, kısıtlılık" gibi kelimelerle ifade etmek belki de daha doğru olacaktır. Genel olarak intrauterin gelişme geriliği, gebelik haftasına göre anne karnındaki bebeğin küçük olması olarak tanımlansa da , anne karnındaki bebeğin kilosunu belirleyen ama anormal olmayan çeşitli faktörler de (anne ve babanın fiziksel özellikleri) mevcuttur. Dolayısıyla rahim içi gelişme geriliği için daha iyi bir tanım aslında anne karnındaki bebeğin (fetüsün) kendi büyüme potansiyeline ulaşamaması olmalıdır.

Rahim içi gelişme geriliği nasıl tespit edilir?

Gebelik sırasında; gebelik yaşının erken belirlenmesi, annenin kilo alımına dikkat edilmesi ve rahim büyümesinin (fundus – pubis mesafesi) dikkatli ölçülmesi risk faktörü taşımayan hamile kadınlarda rastlanan gelişme geriliği vakalarının çoğunun tespit edilmesini sağlar.

Gerçek gelişme geriliğinin tanısını koymak her zaman kolay değildir. Gelişme geriliği tanısını koyabilmek için öncelikle gebelik haftasının çok iyi bilinmesi gerekir. Anne adayının son adet tarihini (SAT) net olarak hatırlamaması durumunda hamilelik haftasını belirlemek için gebeliğin erken dönemlerinde yapılan ultrasonlardan faydalanılabilir. Eğer hamileliğin erken dönemlerinde ultrason da yapılmamışsa, gebelik testinin yapıldığı tarih yada ilk bebek hareketlerinin başladığı tarih çok doğru bilgi vermemekle beraber yardımcı olabilir. Eğer bu da mümkün değilse o zaman tanı koyabilmek için seri ultrasonlar yapılır: İki hafta aralıkla yapılan ultrason ölçümünlerinde bebeğin karın çevresi iki haftaya tekabül eden büyümeyi göstermemişse, rahim içi gelişme geriliği tanısı çok muhtemeldir.

Rahim içi gelişme geriliği Takibi nasıl yapılır?

İntrauterin gelişme geriliği olan bebeklerde hem ölüm, hem de doğum sırasında hipoksi ve metabolik asidoz riski mevcuttur. Bu nedenle anne karnındaki bebeğin büyümesinin ve iyilik halinin çok yakından takip edilmesi gereklidir. Uygun doğum zamanının belirlenmesinde gestasyonel yaş (gebelik haftası) ve bebeğin durumu çok önemlidir. Termde yada terme (miyad) yakın olan bebeklerde doğum kararı rahatlıkla verilmelidir. Asıl sorun hamilelik haftası çok küçük olan bebeklerdir. Bu bebekler için biyofizik profil testi (BPP), amnion sıvı miktarı, NST ve fetal damarların Doppler ultrasonografisi gibi çeşitli takip yöntemleri kullanılır. Her ne kadar normal amniyon sıvı hacmi rahim içi gelişme geriliğinin olmadığını gösteremese de, sıvının az olması (oligohidramniyos) büyük olasılıkla intrauterin gelişme geriliğini olduğunu düşündürür. Bu tür gebeliklerin takibi kesinlikle bir PERİNATOLOG (PERİNATOLOJİ UZMANI) tarafından yapılmalıdır.

Rahim içi gelişme geriliğinin tedavisi nedir?

Termden (doğum zamanından) uzak dönemdeki büyüme kısıtlılığının özel bir tedavisi yoktur.
BEBEĞİN SUYUNUN AZALMASIYLA ANNE ADAYININ SU İÇMESİ ARASINDA BAĞLANTI YOKTUR
.
Bebekte oluşan gelişim kısıtlılığı sonucu, bebeğin idrarını az yapmasına bağlı suyu da az olur.
Anne adayının çok su içmesi ile bebeğin su miktarı artmaz.

BEBEĞİN KİLO ALMASI İÇİN ANNE ADAYININ ÇOK YEMEK YEMESİNİN FAYDASI YOKTUR.
Gelişme geriliğinin takibinde asıl hedef, rahim içi gelişme geriliği olan bebeklerde doğumun iyi zamanlanmasıdır.

Gönder Butonu
Temizle Butonu
  SORULARINIZ
*Sadece hamilelik öncesi ve hamileliğe ait sorular yanıtlanacaktır.
*Geri dönüş için lütfen email adresinizi doğru yazınız.
Bu sitede yer alan tüm bilgiler, kullanıcıya bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Herhangi bir ticari amac barındırmaz ve doktor tavsiyesi yerine geçmez.